Mar 30 2008

Bu T-shirt bıçak darbesinden etkilenmiyor!

Kategori: Havadan sudanadmin @ 22:59

Açıkarttırma

Selim Öztürk

Nihon Uni firması, piyasaya süreceği bıçak geçirmeyen t-shirt ile yükselen suç oranına meydan okuyor

Bu T-shirt bıçak darbelerinden hiç etkilenmiyor

Japon firması Nihon Uni, kalın bir lif kullanılarak üretilen özel bir kumaşın yardımıyla bıçak darbelerine karşı direnç gösterebilen t-shirt’leri piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Kumaş Dupont firması tarafından üretilen kevlara benzese de aralarında önemli farklar bulunuyor. Kevlar günümüzde zırh, halat ve koruyucu giysilerin yapımında kullanılıyor ve ağır olmasıyla dikkat çekiyor. T-shirt’lerde kullanılan kumaş ise hem günlük yaşam içerisinde giyilebilecek kadar hafif, hem de yıkanabiliyor.

Firma, t-shirt’lerinin bıçak darbelerine karşı dayanaklı olduğu konusunda son derece iddialı. T-shirt’ler bir aksilik olmazsa Haziran ayı içerisinde piyasaya sürülecek. Fiyatlar ise; uzun kollu t-shirt için 220 Dolar, kısa kollu t-shirt içinse 190 Dolar olarak belirlenmiş.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mar 30 2008

A.R.O.G kamera arkası

Kategori: Sinemaadmin @ 20:34

Açıkarttırma

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mar 27 2008

Cep yakmayan internet cep telefonu K660i

Kategori: Teknolojiadmin @ 12:49

Açıkarttırma

Donanım: İyi bir ekipman mevcut
K660i sağlam bir donanım sunuyor ve HSDPA sayesinde internete hızlı bir erişim sağlıyor. Sadece USB arayüzü daha hızlı çalışabilirdi.

Hem ucuz hem de iyi donatılmış bir cep telefonu arayanlar K660i’de doğru adresteler. Dört bant GSM desteği cep telefonunu yurtdışında yapacağınız geziler için hazır hale getiriyor. Cihaz geri kalan özellikleri ile de günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabilir nitelikte: Değiştirilebilir çevre profilleri, ses kaydedici ve dil seçimi gibi özelliklerin yanında 1000 adrese kadar kayıt yapabileceğiniz kişi veritabanı da kullanıma sunulmuş. Fakat bütünleşik alarm ancak cihaz açıkken devreye girebiliyor.

Sony Ericsson, K660i’de de kendi marifetlerini ortaya koyuyor: RSS okuyucu ve hassas verileri kaydetmek için korumalı bir alan eksik edilmemiş. Remote özelliği ile uyumlu cihazları Bluetooth ile kontrol edebilirsiniz. MusicDJ ile zil sesleri besteleyebilirsiniz. VideoDJ sayesinde video klipler, müzikler, fotoğraflar ve metinlerden filmcikler oluşturabilirsiniz.
Veri özellikleri
Sony Ericsson cihaza HSDPA özelliğini de eklemiş. Böylece internette hızlıca gezinti yapmak mümkün. Testte flash animasyonları ile dolu örnek bir siteyi 16 saniyede tam olarak yükleyebildi. Gerekli web ayarları operatöre göre otomatik olarak yapılıyor. Sörf yapma eylemi genellikle yatay formatta gerçekleşiyor. Sayfalar cep telefonu ekranına göre optimize edilmiş şekilde gösteriliyor. Eğer yakınlarda HSDPA ağı yoksa telefon otomatikman GPRS veya EDGE’e geçiş yapıyor.

Diğer cihazlara bağlanmak için USB 2.0 ve Bluetooth 2.0′ı kullanabilirsiniz. Veri aktarım modunda telefon Service Pack 2 yüklü bir XP tarafından hiçbir sürücü gerektirmeden tanınıyor. USB üzerinden veri aktarımı pek hızlı değil. Deneme amaçlı kullandığımız 3 MB büyüklüğündeki dosya, cep telefonuna gidene kadar 8 saniye geçti.

Multimedya
Arkadaki kamera 2 Megapiksel çözünürlüğü destekliyor. Bunun dışında kameranın pek bir albenisi yok. Otomatik odaklama desteklenmiyor ve fotoğraf ışığı yok. Buna rağmen yapılan çekimler çok hoş gözüküyor. Görüntülü konuşma telefonun ön kamerası sayesinde mümkün oluyor.

Müzik çalar ID3 bilgilerini gösterebiliyor, uygun filtreleme özelliklerini sunuyor ve manuel olarak ayarlanabilir 5-bant ekolayzır ile sese ince ayar yapılabiliyor. RDS destekli bir FM-radyo da mevcut. Cihazın dâhili hafızasını kutu içeriğine eklenmiş 256 MB M2 bellek kartı ile genişletebilirsiniz.

Ebatlar
104 x 47 x 16 mm ebatları ve 96 gram ağırlığı ile K660i rahatlıkla her cepte taşınabilir. Cihaz batarya testinde üç saat ve on dakika sonra pes etti. Cep telefonları için ortalama bir değer.
Kullanım
Küçük tuşlar Sony Ericsson’un tipik özelliği haline geldi. Aynı durum K660i için de geçerli. Gerçi bu ufak ve yuvarlak tuşlar rahatlıkla kullanılabiliyor. Fakat 5 yön tuşlarının sağ ve sol tarafında bulunan birbirine yapışık fonksiyon tuşları ne yazık ki geri kalan tuş takımı kadar rahat kullanılamıyor. 5 yönün ortasındaki navigasyon tuşu da çok basık kalmış.

Menü düzeni mantıklı ve rahat anlaşılır biçimde tasarlanmış. Bu sayede Sony Ericsson’u ilk defa kullanan kişiler bile telefona rahatlıkla alışabilir. Hızlı çalışma temposu ve menüleri kişiselleştirebilme imkânını çok rahat bulduk. Mesela dört tuşu istediğiniz sayıda özellikle donatabiliyorsunuz. Tipik kısayol menüsü, birçok menü noktasına hızlı erişim sağlıyor.
Ekran / Akustik
Testte metinleri keskin bir şekilde göstermeyi başaran ekran hoşumuza gitti. 240 x 320 piksel çözünürlükte olan ve 30 x 40 mm alana sahip ekran, görüntüleri çok aydınlık ve yüksek kontrastlı bir şekilde gösteriyor.

Fakat akustik testindeki boğucu ses ve sesi fazla çıkmayan hoparlör bizi rahatsız etti. Yine de yapılan telefon görüşmeleri iyi bir şekilde anlaşılabiliyor.

Sonuç: Web için hazır
K660i çok kısa zamanda sevilecek gibi gözüküyor: Şık görünüyor ve kasasının altında birçok özellik barındırıyor.

Yeni K660i yüksek bir ihtimalle “i” eklentisine sahip son Sony Ericsson cep telefonu olacak. Telefon modern donanımı, birçok veri özelliği ve zengin kişiselleştirme imkânları ile dikkat çekmeyi başarıyor. K660i iki renkte sunuluyor: Lime on White (test cihazı) ve Win on Black, yani koyu kırmızı ve siyah.

Pek hoşumuza gitmeyenler ise sıkışık fonksiyon tuşları ve navigasyon tuşu oldu. Cihaz akustik testinde de ortalama bir performans sergiledi. Buna karşın aydınlık ve keskin gösterimi ile ekran çok başarılı. Cihazın yurtdışındaki yaklaşık fiyatı 340 Dolar ve önümüzdeki günlerde ülkemizde de satışa sunulması bekleniyor.
Alternatif
İyi bir müzik çaları, bolca fotoğraf donanımı olan ve güçlü telefon özelliklerine sahip bir cep mi istiyorsunuz? O zaman yine Sony Ericsson’da kalabilirsiniz. K790i yüksek fotoğraf kalitesi ve düzgün telefon özellikleri ile son derece ikna edici.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mar 26 2008

Görüntü kalitesini arttırmanın yolları

Kategori: İnternetadmin @ 20:03

Selim Öztürk

Youtube’daki videoların görüntü kalitesinin artırılmasının mümkün olduğunu biliyor muydunuz?

Devamını oku “Görüntü kalitesini arttırmanın yolları”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mar 26 2008

Youtube 2007 video ödülleri

Kategori: İnternetadmin @ 18:32

Youtube hitlerini belirledi

Selim Öztürk

Google’ın Youtube’u tüm rakiplerini geride bırakarak milyonları sitesinde toplamayı başarıyor.

Comscore Video Metrix‘in Ocak ayı raporuna göre internet üzerinde izlenen 9.8 milyar video’nun neredeyse 1/3′ünden fazlası Youtube’da bulunuyor. Youtube bu sayıyla diğer sitelerin arasından sıyrılarak bir rekora imza atıyor denilebilir.

Amerikalı internet kullanıcılarının 80 milyon kadarı Youtube’un takipçileri arasında yer alıyor. Fox Interactive 53.9 milyonla Youtube’un ardından ikinci sırada yer alıyor. Apple ise 8.7 milyonla listenin sonlarında yer alıyor.

Youtube’nun tuttuğu bir diğer kayıda göre kullanıcılar Youtube’da video izlerken ortalama 109.9 dakika harcıyor. Fox’da bu süre 11.7 dakikada kalırken, Viacom 33 dakikalık ortalamayla Youtube’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Apple ise 21.2 dakikalık ortalamaya sahip.

Comscore’un raporundaki bir diğer sonuçta ise Amerikalı internet kullanıcıların %75.7’sinin 2008 yılında Youtube’da bulunduğu yer alıyor.

Chip Online’ın Yorumu: ComScore, Youtube sitesinin hitlerini tek tek raporunda yer vermiş ve rakipleriyle kıyaslamış.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mar 23 2008

Wordpress Günlüklerinize Favicon Yapın ve Yayınlayın

Kategori: Wordpressadmin @ 17:12

Favicon’lar web sitenizin kimliği için önemli bir öğedir. Sık kullanılanlar (Bookmarks) menüsünde sitenizi temsil eden bir favicon varsa kolaylıkla kullanıcılar sitenizi bulabilir. Ayrıca siteniz için farklılık da oluşturmuş olabilirsiniz. Sizlere wordpress ve wordpress harici sayfalarınız için favicon ekleme konusunda bilgiler vereceğim.
Wordpress Favicon Eklentisi
Öncelikle wordpress günklüklerimize favicon eklemek için arkadaşım o-kahn tarafından yazılmız favicon eklentisini buradan indirin. Eklenti kurulumu ve örnekler eklenti içinde detaylı biçimde açıklanmış. Eklenti diğer tüm wordpress eklentileri gibi kuruluyor. İlgili dosyaları wordpress günlüğünüzün wp-content/plugins dizini altına kopyalıyorsunuz ve wordpress yönetim panelinden eklentiyi etkinleştiriyorsunuz.

Wordpress Dışında Favicon Ekleme
Oluşturduğunuz favicon dosyasını serverinize yükleyin ve favicon eklemek istediğiniz sayfanın başlık kısmına (header) örneğin index.htm dosyanıza aşağıdaki kodu ekleyin.

<link href="/favicon.ico" mce_href="/favicon.ico" rel="Shortcut Icon" />

Tarayıcınızda sayfayı yenileyip sitenize baktığınızda oluşturduğunuz favicon’u göreceksiniz.

Peki favicon nasıl yapacağız?

Siteler veya internet günlükleri için kısayol simgeleri oluşturabileceğiniz en hızlı ve kolay yollardan biri favicon.cc‘ye girmek.

Renginizi seçip 16*16 kareyi keyfinize göre doldurun. Günlüğümün simgesini de burada oluşturdum.

Paylaşılan simgeleri de indirip kullanabilirsiniz.

Kaynak;

http://www.ehcrea.com/wordpress-favicon/

http://hasanyilmaz.net/simge-olusturma-faviconcc/
 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mar 23 2008

Youtube girmenin yolu

Kategori: İnternetadmin @ 01:48

SAYFANIZDA Kİ ARAÇLARI TIKLAYIN ORDAN İNTERNET SEÇENEKLERİ ORDAN BAĞLANTILAR ORDAN YEREL AĞ AYARLARI ORDAN GELİŞMİŞİ TIKLAYIN VE 165.228.131.10 PORT :3128 YAZIN TAMAM DEYİN SİTE AÇILDI ENGELLEME OLMASIN

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mar 22 2008

TRAFİK DENETİMİ

Kategori: Fıkraadmin @ 22:48

-Ehliyet, ruhsat lutfen…!

‘Tabi buyrun’ demis direksiyon basındakı adam ve belgeleri trafik polisine uzatmış.
 

Polis bakmis bi problem yok, ‘Pekii..’ demis, ’..cevre vergisi pulu?
 

-Burada, buyrun demis adam.
 

-Ilk yardim cantaniz var mi? demis polis.
 

-Tabii deyip bagaji acmis adam..
 

Polis bakmis icinde eksik yok.
 

-Yangin sondurucu?
 

-Burada, buyrun.
 

-Zincir?
 

-Derhal cikarayim, buyrun.
 

Polis son bir soru yoneltmıs adama:
 

-Mezdeke kaseti var mi?
Adam cok sasirmis.
 

-Evet var buyrun demis.
 

Trafik polisi, ’Tamam siz onu takin teybe ve sesini acin’ demis ve baslamis oynamaya.
Adamın saskinligi daha da artmis ve dayanamayıp sormus.
 

-Hayrola memur bey! N’apıyosunuz böyle?
Polis cevap vermis:-
 

Eee! Artik takarsin bi 20 milyon…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mar 22 2008

Evli Erkekler Bu Yazıyı Mutlaka okuyun

Kategori: Hayatın İçindenadmin @ 21:33

Önemli olan;

hayatta

“en çok şeye sahip olmak” 

değil

“en az şeye ihtiyaç duymaktır”…

İKİ ERKEĞİN GÖZÜNDE KADINI ANLAMAK


Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı.
Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. “Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir” diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.

Alaycı bir ses tonuyla :
- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.
- Hayır çikolata parası lazım!
Bülent’in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.

- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?
- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.

Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.

- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?
- Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.
- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?
- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata götürmek istiyorum.
- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.
- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.

Adamın söyledikleri Bülent’in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı . Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü. Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.

Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. “Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu” diye düşündü.

- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?
Bülent’in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.
- Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.
Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.
- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.
Adam çekingen çekingen oturdu yanına.
- Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?
- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.
- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?
- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.
- Hımmmm. Aşk hem de otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.
- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.
- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.
- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.
- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her
şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?
- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada? Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan.
- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?
- Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.
- Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?
- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.
- Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?
- Küçük kızı severek.
- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?
- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.
- Nasıl yani ?
- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak
isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?
- Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam boynuma sarılır “babacığım beni ne kadar seviyorsun” diye sorar. Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda “Baba güzel olmuş muyum?” diye sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. ” Harikasın prenses gibi olmuşsun” demeliyim.
Dünyanın en güzel kızı demeliyim.
- İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona “bebeğim” diye hitap ediyorum çok
hoşuna gidiyor. “Bebeğim bana bir çay yapar mısın?” dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.
- Hiç kavga etmez misiniz siz?
- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.
- Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.
- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar. En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hem de çabuk kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.
- Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum. Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.
- Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi. Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin.
- Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.
- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı
yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu.
Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama
kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu. Adam ayağa kalktı.
- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.
- Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.
- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.
Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.
- Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.
Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla, bin bir teşekkür ederek evginin yolunu tuttu. Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı. Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı,onra eşinin önüne koydu.

- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.
İnci hiç konuşmadı.
- Sorsana “niye” diye.
İnci kızgın kızgın:
- Niye? Diye sordu.
- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.
- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.
- Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim bir şeydi. “bak senin sevdiğin meyveleri aldım” Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın.
- Özür dilerim seni kırdığım için.
- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme.
- Bülent , boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu.
İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.
- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin, dedi.
Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü .
Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü
.

__________________

Güzellik;Bakan Kimsenin Gözündedir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu




download from  wordpress themes